Aralık 3, 2020

İststarmag

YENİ NESİL MEDYA ANLAYIŞI

KENDİ KADERİNİ ŞARKILAR BELİRLİYOR…

5 min read

Kendi şarkılarını yazan, güçlü sesi ve yorumculuğu ile Enbe Orkestrası’nın 2018 yılında yayınladığı albümünde çıkış parçası olan “Yarım Sevda” ile müzik dünyasına merhaba diyen Ezgi Ayçe, 2019 yılında Serdar Ayyıldız ile ortak bir çalışmaya imza atarak ve sözü müziği Sezen Aksu’ya ait “Ateş Böceği” ile kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ajda Pekkan olmak üzere birçok sanatçı ile aynı sahneyi paylaşan ve çocukluğundan gelen müzik tutkusunu sahne ve albümlere taşıyan Ezgi Ayçe son olarak, İstanbul’un en güzel tarihi manzaralarında, şarkının aranjesini de yapan Ali Tolga Demirtaş yönetmenliğinde, Iphone 11 Pro Max ile çekilen sözü müziği kendisine ait yeni şarkısı “Derin Yemin”i dinleyici ile buluşturdu.

Müziğini global çapta da duyurmayı amaçlayan sanatçı ile son şarkısı Derin Yemin’i ve müzik yolculuğunu konuştuk

Ajda Pekkan, Behzat Gerçeker & Enbe Orkestrası ile müzikal kariyerinizin başında birlikte çalıştınız. Neydi Ezgi Ayçe’yi bu isimlerle bir araya getiren?

Aslında yolumun kesiştiği isimler arasında Sertab Erener, Nil Karaibrahimgil ve Yıldız Tilbe de var ama aralarında en uzun Ajda Pekkan ve Behzat Bey ile çalıştım. Kendimi bu konuda oldukça şanslı sayıyorum. Kendimi bildim bileli müzikle yatıp kalkıyorum.

Şarkı sözleri yazıyorum, beste yapıyorum. Bir üretim yaptığınızda ve gerçekten iyi birşeyler ortaya koyuyorsanız mutlaka şarkılar kendi yolunu ve kendi kaderini tayin ediyor. Enbe Orkestrası ile buluşma hikayem aslında Ali Tolga Demirtaş’ın beni sevgili Altan Çetin ile tanıştırması ile başladı. Şarkılarımı hep Altan Çetin’e dinletiyor görüşlerini alıyordum. Altan’ın beğendiği 2 – 3 şarkımı Samsun Demir’e ve Behzat Gerçeker’e dinletmesi ile “Yarım Sevda” Enbe Orkestrasının 2018 yılındaki albümünün çıkış şarkısı oldu. Ajda Pekkan’a vokal yapmak ise benim için bir okuldu.

Anne babanızın müzik öğretmeni olması sizin müzikle olan ilişkinizi nasıl etkiledi?

Müziği anlamam ve daha derinlere inmem konusunda büyük etkisi oldu. Okul hayatım boyunca korolarda ve okul orkestralarında şarkı söyleyerek, aslında bugünlerin temelini atmış oldum. Ortaokulda annemin yönettiği korolarda, lise yıllarımda ise babamın kurduğu lise orkestrasında bas gitar çaldım ve şarkı söyledim. Üniversitede her ne kadar Peyzaj mimarlığı okusam da müzikle hep iç içe oldum.

Bireysel müzik hayatınızdan önce Boğaziçi Caz Korosu’nda uzun yıllar Caz, Klasik, Türkü ve farklı müzik tarzları da seslendirdiniz. Ezgi Ayçe’yi en çok hangi tür ifade ediyor?

Müziğin her türüne sevgim büyük. Zevkle söylerim. Hedefim dünya müziğinde batı ve doğuyu birleştiren, eğlenceli, duygulu, derin ve yıllar sonra dahi dinlenebilen şarkılar ile örülü bir müzik kariyerine sahip olmak. Boğaziçi Caz Korosu ile yaşadığım duygular ve tecrübeler benim için çok özeldi. Solo sahnenin keyfi bambaşka ama ekip ile sahne almak bana birlikte müzik yapmak bana müzikal anlamda harika tecrübeler kazandırdı. Hala o günleri anarken burnum sızlar. Müzik kariyerimin en renkli ve zevkli yıllarıydı.

Bir Sezen Aksu şarkısını da seslendirdiniz. Ve şarkı sizin sesinizden de çok sevildi. Bir cover şarkı seçerken bu kadar başarılı olacağını tahmin ediyor muydunuz?

Serdar Ayyıldız’ın proje albümü için hazırlanan bir şarkıydı. Serdar “Ateşböceği” şarkısını farklı bir soundla deneyelim mi? dedi. Çok heyecanlandım. Deep house – trap bir sound denedik. Sezen Aksu’nun öyle derin bir müzikal ruhu var ki şarkısını hangi tarzda yorumlarsanız yorumlayın daha da özel bir anlam kazanıyor. Orijinali kadar beğenildi. Hala Ateşböceği ile çok güzel yorumlar alıyorum.

Pandemi sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu an müzik sektörü sadece Türkiye’de değil dünyada da çok zor durumda. Bu durumun bir an önce düzelmesini ve eski tempomuza geri dönmeyi umuyorum. Pandemi döneminde en büyük maddi ve psikolojik zararı müzik sektörü gördü. Ben bu dönemde yine müziğe tutundum. Derin Yemin’i böyle bir dönem içinde yayınladık. Iphone ile klibimizi çekerek müzik sektörünün bu zor günlerinde dahi güzel işler yapabileceğimizi herkese göstermek istedik.

Dünyayı etkileyen bu sıradışı duruma bir tepki olarak müziğimizin sesini daha da açarak, kendi prodüksiyonunmuzu üretmek istedik. Çok uzağa gitmeden İstanbul’un güzellikleri ile Derin Yemin’i bir araya getirdik.
Klibin yönetmenliğini de Ali Tolga Demirtaş yaptı.

Son şarkınız Derin Yemin ile kendi kanatlarınızla uçuyorsunuz. Derin Yemin nasıl bir şarkı?

Aslında bir aşk şarkısı. “Derin Yemin“ yalnız olduğum bir gece ve aşkın hissettirdikleri ile döküldü kalemimden. Beste yaparken yada söz yazarken bir matematik yada formül de gözetebilirsiniz ama Derin Yemin tam bir ilham anında ortaya çıktı. Ali Tolga Demirtaş aranjeyi, neredeyse tüm enstrümanları canlı çalarak kendisi düzenledi, mix-masteringi kendisi yaptı.

Sahne üzerinde şarkı söylemek ile söylenen o güzel şarkıları yazmak arasındaki fark ne?

Sahnede olmak ilahi bir duygu benim için. Kendimi ait hissettiğim yer. Şarkı yazmak da muhteşem bir duygu. Hayatta bana bundan daha çok haz veren bir şey yok. Hatta bazen ya bu şarkıyı ben mi yazdım diyor, tekrar tekrar yine dinliyorum. What Da Funk “Serseri Aşk”, Gülçin Ergül de son albümünde “Bi Kahve” şarkımı seslendirmişti. Şarkılarımı söylemek isteyen herkese kapım açık.

Müzikle ilgili hedefleriniz neler? Şimdiye kadar hayallerinizi gerçeğe dönüştürdüğünüzü düşünüyor musunuz?

Daha yolun çok başındayım. Başlangıç için bile iyi işler yaptığımı düşünüyorum. Hedefim en güzel duygularımı aktaran söz ve melodilerle, dünyaya hikayeler anlatan bir şarkıcı olmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir